Son Dakika Haberleri: DHA YURT BÜLTENİ - 7

DHA YURT BÜLTENİ - 7

25 gün önce

Evden kaçtıktan sonra bulduğu kızını 2 kurşunla öldürdüTekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde Okan K. (45), evden kaçtıktan sonra bulduğu kızı Sultan K.'ye (18) otomobilde tartışırken, tabancayla 2 el ateş etti.

DHA YURT BÜLTENİ - 7, System.String[]

Evden kaçtıktan sonra bulduğu kızını 2 kurşunla öldürdü

Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde Okan K. (45), evden kaçtıktan sonra bulduğu kızı Sultan K.'ye (18) otomobilde tartışırken, tabancayla 2 el ateş etti. Okan K.'nin ağır yaralı olarak hastaneye götürdüğü kızı, kurtarılamadı. Hastane polisi, Okan K.'yi gözaltına aldı.

Çerkezköy'deki fabrikada işçi olarak çalışan Okan K.'nin kızı Sultan K., iddiaya göre, bir süre önce evden kaçtı. Okan K., ilçe dışında bulduğu kızını dün akşam saatlerinde otomobiliyle alıp, Çerkezköy'e getirdi. Baba- kız, araç içinde, bilinmeyen nedenle tartışmaya başladı. Bu sırada Sultan K., babasına, "Sen yarın işe git, ben yine kaçacağım" dedi. Bunun üzerine Okan K., yanında bulunan tabancayla kızına 2 el ateş etti. Ağır yaralanan Sultan K., babası tarafından aynı araçla Çerkezköy Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Başı ile boynuna 2 kurşun isabet eden Sultan K., doktorların tüm müdahalelerine rağmen yaşamını yitirdi. Hastane polisi ise acil servis önünde, üzerinde tabanca bulunan Okan K.'yi gözaltına aldı. Otomobilde, polis ekiplerinin detaylı incelemesi sonucu 2 boş kovan buldu.

Öte yandan olay duyan aile ve yakınları, hastane önüne gelerek, sinir krizi geçirdi. Hastane önünde polis ekipleri, aile bireylerini güçlükle sakinleştirdi. Nöbetçi savcının yaptığı ilk incelemenin ardından Sultan K.'nin cansız bedeni, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber-Kamera: Şaban KARDEŞ/ÇERKEZKÖY (Tekirdağ), -

======================

HDP önündeki eylemde 71'inci gün

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 56 aile, HDP il binası önündeki oturma eylemini 71'inci günde de sürdürüyor. Bir yıl önce HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ettiği tek oğlu Mustafa (18) için oturma eylemi yapan kanser hastası Ayşegül Biçer, mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, "Burada başkaldırmış anneler var, bu saatten sonra kimse onları durduramaz" dedi.

Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. 56 aile, 17'inci günde oturma eylemini sürdürüyor.

'BAŞKALDIRMIŞ ANNELER BURADA, KİMSE BİZİ DURDURAMAZ'

HDP aracılığıyla bir yıl önce PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ettiği tek oğulları Mustafa (18) için eşi Rauf Biçer ile birlikte 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başlayan kanser hastası Ayşegül Biçer, evladını alana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Biçer, "Her sabah bir umutla uyanıp buraya bir haber alacağımızı umuyoruz. HDP'liler binayı boşaltıp gitmişler, hiçbir açıklama yapmadan. Çünkü suçlu olduklarını biliyorlar, bize verecekleri hiçbir cevabı olmadıkları için burayı terk ettiler. Biz korkmuyoruz, biz buradayız, mücadeleye devam edeceğiz. 71 gün değil, 71 yıl da olsa evlatlarımız için bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Burada başkaldırmış anneler var, bu saatten sonra kimse onları durduramaz. Hepimizin bir davası var, evlatlarımızdır. Onlardan ne mal, ne mülk talep etmedik, kendi hakkımız olan doğurduğumuz evlatlarımızı istiyoruz ve almadan da buradan gitmeyeceğiz" dedi.

EYLEME KATILAN AİLELER

1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri haber alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.

2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.

3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.

4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.

5- Gaziantep'te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında PKK'lı teröristler tarafından aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.

7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine- Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.

8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih Özbey için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirtip, 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirttiği oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.

12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırılan oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.

14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.

15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.

17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.

19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır'da oturan Salih- Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metina bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.

20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü belirttiği oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.

22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.

24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.

26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını ifade eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine başladı.

29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.

30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah'ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.

34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.

35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemine başladı.

36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul'da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye'ye götürüldüğünü söylediği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül'de oturma eylemine başladı.

37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş'ta terör örgütü PKK'ya katıldığını belirttiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül'de oturma eylemine başladı.

40- Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine dönerken Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın elinde olduğunu belirttiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK'lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken kaçırıldığını söylediği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

44- Kütahya'dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.

46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.

47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.

48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kabaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.

50- Batman'dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemi başlattı.

51- Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.

52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.

53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan, dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.

54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015'te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

55- Ağrı Taşlıçay ilçesi Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem Kaya'nın (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek 15 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

56- Hakkari Şemdinli'den gelen Necibe Çiftçi, oğlu Roşat Çiftçi'nin 5 yıl önce PKK'lı teröristler tarafından dağa kaçırıldığını ve büyük oğlu 4 çocuk babası Sami Çiftçi'nin (21) de terör örgütüne destek vermediği gerekçesiyle kaçırılarak şehit edildiğini belirterek 8 Kasım günü oturma eylemine katıldı.

Görüntü Dökümü

-------

HDP il binası

Ailelerin bekleyeşi

Ayşeğül Biçer röportajı

Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 213  MB

Haber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN, Nurettin FİDANCAN/DİYARBAKIR,

=========================

Otizmli çocuklar, eğitim ve terapi ile engelleri aşıyor

Konya'da otizmli öğrenciler, Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Merkezi'nde (SOBE) aldıkları eğitim ve rehabilitasyonlarla engelleri aşıyor. Günlük yaşam becerilerin arttırıldığı merkezde, at biniciliği, spor ve yüzme gibi terapilerle de gelişimlerin hızla sağlanmasına çalışılıyor.

Selçuklu Belediyesi tarafından sosyal sorumluluk projesi kapsamında 2016 yılında 21 bin metrekare alana otizmli bireylerin eğitim ve rehabilitasyon alması için Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim Merkezi yapıldı. İçinde at biniciliği, yüzme havuzu, spor salonları ve birebir eğitimlerin görüldüğü sınıfların olduğu merkezin, eğitim faaliyetlerini yürütmek amacıyla da aynı adı taşıyan vakıf kuruldu. Necmettin Erbakan Üniversitesi'nin de desteğiyle belediye ve vakıf işbirliğinde yürütülen eğitim merkezinde otizmli bireyler için eğitim veriliyor.

'ERKEN TANI KADAR, ERKEN EĞİTİM ÖNEMLİ'

Selçuklu Otizmli Bireyler Vakıf Başkanı Mustafa Ak, otizmde erken tanı kadar, erken eğitimin de önemli olduğunu, bu nedenle de çocukların eğitim merkezinde yoğun bir eğitimden geçtiğini söyledi. Erken ve yoğun bir eğitim sonucu 3 öğrencilerinin otizm rahatsızlığından kurtulduğunu vurgulayan Ak, şunları söyledi:

"Otizmle mücadelenin tek yolu, erken yaşta başlayan sürekli bir yoğun eğitimdir. Biz, 2 ila 5 yaş arasındaki çocuklarımıza yoğun eğitim vermeye çalışıyoruz. Aldıkları eğitim sonucu çocuklarımızda değişim ve gelişimin olduğunu görüyoruz. Eğitim çağını tamamlamış çocuklar için ise spor ve terapi bölümlerimiz var. Bu çocuklarımıza ise günlük yaşamlarını kolaylaştırıcı, çamaşır yıkama, sofra kurma, seramik ve boya yapma ile seracılık gibi eğitimler veriyoruz."

'AT BİNİCİLİĞİ VE YÜZME GELİŞİME KATKI SAĞLIYOR'

At biniciliği, yüzme ve spor terapilerinin çocukların gelişiminde katkısı olduğunu ifade eden Ak, "Bilimsel olarak tam kanıtlanmamış olmasına rağmen spor, at binme ve yüzmenin çocukların gelişimi konusunda müthiş etkisinin olduğunu gördük. Dışarıda hiç göz teması ve diyaloga girmeyen çocuklarla, suyun ve ata binmenin rahatlatıcı etkisiyle iletişim sağlayabiliyoruz. Böyle olumlu tepkileri var" diye konuştu.

140 öğrencinin eğitim gördüğünü ve 100 civarında öğrencinin de eğitim almak için sırada beklediğini belirten Ak, "Otizmde, birebir eğitim verildiği için masrafı fazla oluyor ve velilerin yükü de ağır oluyor. Biz vakıf olarak bir nebze de olsun bu yükü imkanımız dahilinde hafifletmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

'OTİZM YOK EDİLEBİLİR'

SOBE'de eğitim alan 3,5 yaşındaki Sıraç Topbaş'ın annesi Beyza Topbaş, oğlu 21 aylık iken  konuşma geriliğinden dolayı götürdükleri psikiyatrist sayesinde otizm tanısının konduğunu söyledi. O günden itibaren de eğitim almaya başladıklarını belirten Topbaş, "SOBE'den önce Sıraç, çok donuk bir çocuktu, tepkisizdi. Normal yaşıtları gibi değildi. Şu anda normal yaşıtlarına çok yaklaştı. Eğitimlerimiz devam ediyor. Daha önce arkadaşlarıyla çok fazla etkileşim içinde değildi. Şu an daha fazla etkileşim içinde. En güzeli ise konuşmaya başladı. Hızlı bir şekilde ilerliyor. Gün geçtikçe daha çok yaşıtlarına yaklaşıyor" dedi.

Otizmin yok edilebileceğin ifade eden Topbaş, aynı durumdaki annelere de tavsiyede bulundu. Topbaş, şunları söyledi:

"Otizm aslında yok edilebilir; ama kesinlikle erken teşhis edilmesi gerekir. Özellikle toplumumuzda erkek çocuklar geç konuşur gibi bir algı var. Artık bunu biraz aşmamız lazım.  Eğer bir çocuk konuşmuyorsa, özellikle işaret parmağını kullanmıyorsa, ismine bakmıyorsa,  sanki biraz tepkisiz gibi geliyorsa ve bu durumu çok az bile hissetseniz muhakkak psikiyatristle görüşün. Küçük yaşlardan itibaren bu tanıyı aldırmaktan korkmayın. Bu tanıya sahip olmak çok utanılacak bir durum değil. Çocuğunuzu kurtarmaya hedeflenin. Tanılara ya da raporlara hedeflenmeyin. O yüzden annelere ilk tavsiyem, çocuklarını sürekli gözetlemeleridir. İyi dikkatli olmaları ve küçük yaştan itibaren de bu tanı varsa, muhakkak uzman biriyle görüşmeleri gerekiyor. Bu ikisi olduğunda Allah'ın izniyle aşılabiliyor; ama bunlardan kaçındığınızda çocuğunuzu kaybetmeye kadar gidebiliyorsunuz."

'TOPLUM, BU ÇOCUKLARI SEVLEYİ VE KORUMALIDIR'

Otizmli bireylere karşı toplumun bakış acısının da değişmesi gerektiğini ifade eden Topbaş, "Toplumdan beklentimiz, otizmi bir farklılık olarak görmeleridir. Bu çocukları kabul etmeleri, sevmeleri ve korumalarıdır. Çünkü bu çocuklar için sosyalleşmek çok önemli. Maalesef  normal bir okula gidenler için şunu duyuyoruz, 'Onun yeri burası değil'. Peki neresi? Bu çocuklar normal okullarda olmayacak da, nereye göndereceğiz? Onların yeri bizim yanımız, bizim okullarımız. Her türlü sosyal ortam. Ne kadar sosyal ortama girerlerse, onlar o kadar iyileşecekler" diye konuştu.

6,5 yaşındaki Nisanur'un annesi Rabia Ateş de, kızının aldığı eğitimler sayesinde yaşıtları gibi davranmaya başladığını ifade etti. Ateş, "Daha önce çok problemliydi. Otizmliliğinin ağırlığını yaşıyorduk. Şu an hiç fark edilmiyor. Dün tiyatroya gittik. Görevliye kızımın engelli kartını gösterdiğimde, 'Bu çocuk mu otizmli?' diye sordular. Her şey normal gidiyor" dedi.

Daha önce davranışlarıyla, şu an arasında çok büyük farklar olduğunu belirten Ateş, "Daha önce el çırpardı, kafasını yere vururdu, ısırırdı, saçını çekerdi. Her şeyi sıralardı. İnsanların bile dağınık durmasına tahammül edemezdi. Bir tren yolculuğumuzda kadın ve erkeğin elini tuttu, onları birleştirmek istedi. 'Ne yapıyor?' diye sorduklarında, 'Sizi çok sevdi' diye cevap vermiştim. Çünkü Nisanur'un yanında, onun sıkıntılarından bahsetmemek istemiştim. Ama şu an hiç fark edilmiyor. Ata biniyor, yüzüyor, spora geliyoruz. Daha önce hayvandan korkardı, şimdi her şey çok güzel" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------

Çocuklara sınıflarda eğitim verilmesi

Spor yapmaları

Ata binmeleri

Çocukların oynamaları

Genel ve detay

Röportajlar

Haber- kamera: İsmail AKKAYA- Tolga YANIK KONYA-DHA

===================================

1 ton kömürü çalınan yaşlı kadın: Kışı, soğukta geçireceğim

Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan Fatma Dursun'a (76), İnegöl Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından verilen 1 ton kömr, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından çalındı.

Olay, İnegöl ilçesi Burhaniye Mahallesi'nde meydana geldi. 4 katlı bir apartmanın zemin katında yalnız başına yaşayan Fatma Dursun, İnegöl Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma Vakfı tarafından verilen kömürleri evinin altındaki kömürlüğe koydu. Sabah saatlerinde kömürlüğe inen Dursun, 1 ton kömürünün yerinde olmadığını farkederek durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, kömürleri çalan kişi ya da kişileri tepsit etmek için soruşturma başlattı.

"KIŞI, SOĞUKTA GEÇİRECEĞİM"

Fatma Dursun, kömürlerinin çalınmasıyla göz yaşlarına hakim olamadı. Dursun, "Kaymakamlık tarafından yardım için bana verilen 1 ton kömürüm çalındı. Devletimizden Allah razı olsun bana yardım ediyor. Bu evde tek başına yaşıyorum. Kömürlerimin çalınmasından dolayı kışı soğukta geçireceğim. Yeniden kömür yardımı bekliyorum." dedi.

Görüntü Dökümü

---------------

-Depodan görüntüler

-Yaşlı kadının evinden görüntüler

-röportaj

Süre: 1.57 Boyut: 218 MB

Haber-Kamera:  Yavuz YILMAZ/İNEGÖL,

===================================

Hülya Koçyiğit: Gönlüm biraz Türk kültürünün biraz daha ön planda olmasını istiyor

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulu üyesi sanatçı Hülya Koçyiğit, dünyaya film ve dizi satıyor olmanın sektöre ve Türkiye ekonomisine olağanüstü katkı sağladığını söyledi. Türkiye'nin bu anlamda dünyada ikinci sırada olduğunu ifade eden Koçyiğit, "Gönül diliyor ki bu dizilerimiz, filmlerimiz yoluyla gerçekten kendi kültürümüzü aktarabilelim dünyaya. Çünkü olağanüstü bir tarihimiz, coğrafyamız var. Gelmiş geçmiş bu kadar medeniyetler var. Gönlüm biraz Türk kültürünün biraz daha ön planda olmasını istiyorö dedi.

Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Politikaları Kurulu üçüncü il ziyaretini Eskişehir'e yaptı. Kurulda yer alan sanatçı Hülya Koçyiğit, gazetecilerin sorusu üzerine dünyaya en çok dizi ve film pazarlayan ikinci ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. Film ve dizi sektörü için olağanüstü bir kazanç sağlandığını kaydeden Koçyiğit, Türk kültürünün yeterince tanıtılmadığından yakınarak, "Sektör için olağanüstü bir kazanç. Ülkemiz için de ekonomik olarak bir kazanç. Hakikaten dünyanın ikincisiyiz. Bütün dünya ülkelerine dizilerimiz satılıyor, pazarlanıyor. Bu çok hoş bir şey. Tamam, para kazanıyoruz, tanınıyoruz. Bunların hepsi güzel. Fakat ne kadar çok Türk kültürünü aktarabiliyoruz? Bunu eleştirmiştim. Gönül diliyor ki bu dizilerimiz, filmlerimiz yoluyla gerçekten kendi kültürümüzü aktarabilelim dünyaya. Çünkü olağanüstü bir tarihimiz, coğrafyamız var. Gelmiş geçmiş bu kadar medeniyetler var. Gönlüm biraz Türk kültürünün biraz daha ön planda olmasını istiyor. Elbette modern çağ, modern yaşam ilgi görüyor. Aşk hikayeleri çok büyük ilgi görüyor. Fakat biraz da bizi biz yapan değerlerimizi dünyaya pazarlamalıyızö dedi.

'BOL BOL AŞK HİKAYELERİ YAPIYORUZ'

Türk dizi ve filmlerinin pazarlama başarındaki sırrın aşk hikayeleri olduğunu belirten Hülya Koçyiğit, "Bu durum arz taleptir muhakkak. Her zaman için aşk hikayeleri geçerlidir. Bol bol aşk hikayeleri yapıyoruz. Ben geçen yıl Diriliş Ertuğrul dizisini izledim. Çok gurur duydum. Bu bir ilkti ve iftihar ettim. Tarihimizi bize tanıttı, sevdirdi. Merak ettik, kitaplar alıp araştırdık. İnsan bir şeyi tanımaz, bilmezse ön yargıyla bakar. Fakat tanırsa o zaman daha iştahlı, sahiplenerek tarihine bakar. Dolayısıyla bize bu dizinin katkısı olduö diye konuştu.

Gazetecilerin Yeşilçam filmlerinin hala izleniyor olduğunu hatırlatması üzerine konuşan Koçyiğit, "Samimiyet ve dürüstlük çok önemli. Gerçekçilik vardı. Elbette birçok filmde duygusallık vardı. Aile kavramı, komşuluk ilişkileri vardı. İnsanlar bu dizi ve filmlere teknolojiyi izlemeye değil hikayeyi izlemeye geliyordu. Güzel ve evrensel hikayelerden de esinlenilmiş filmlerimiz var. Kendi hikayelerimiz de vardıö ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü

--------

-Hülya Koçyiğit'in Musiki tarihi salonunu gezmesi

-Yetkililerden bilgi alması

-Koçyiğit'in dizi ve film açıklaması

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,

===================================

Misafirlikten döndü, kapısında olanlara şaşırdı

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde, komşularının ortalıkta göremeyince başına bir şey gelmesinden şüphelendiği 76 yaşındaki Refiye Vatansever için polis, itfaiye ve sağlık ekipleri seferber oldu. Ekipler kapısı kilitli olan eve girmek için uğraşırken, gittiği misafirlikten dönen Vatansever, herkese rahat bir nefes aldırdı.

Yiğitler Mahallesi, Saban Sokak'ta yalnız yaşayan kalp hastası Refiye Vatansever'i uzun süre ortalıkta göremeyen komşuları, başına bir şey gelmiş olabileceğinden şüphelenip, dün saat 22.00 sıralarında kapısını çaldı. Ancak içerden yanıt gelmemesi üzerine şüpheleri daha da artan komşuları durumu sağlık ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine polis ve itfaiye ekipleri de söz konusu adrese sevk edildi. Ekipler, kapısı kilitli olan tek katlı müstakil evin bahçesine merdiven yardımıyla girmek için çalışma başlattı. Bu sırada misafirliğe gittiği bir ahbabından dönen Vatansever, evinin önündeki kalabalığı görünce büyük şaşkınlık yaşadı. Panikle ne olduğunu öğrenmek için kalabalığın yanına gelen Vatansever'i gören komşuları ve ekipler rahat bir nefes aldı.

Komşularının başına bir şey gelmiş olabileceğinden şüphelenerek, seferber olmalarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Refiye Vatansever, "Sağ olsunlar beni düşünüp, endişelenmişler. Ancak korkacak bir şey yok, ben iyiyim. Bir ahbabıma misafirliğe gitmiştim. Telaşlandırdığım herkesten tek tek özür diliyorum" dedi.

Görüntü Dökümü

-------------

-Evin önündeki kalabalıktan görüntü

-Polis, itfaiye ve sağlık ekiplerinden görüntü

-Misafirlikten dönen Refiye Vatansever'in görüntüsü

-Refiye Vatansever ile röp

Haber-Kamera: Doğan ÇİZMECİ/ TURGUTLU (Manisa),

===================================


Haber Yayın Tarihi: 12.11.2019 12:22 Kaynak: DHA



Ünlü yapımcının "Rol almak için benimle birlikte oldular" iddiasına Charlize Theron'dan sert tepki
Aracına binen genç kızı ormana götürüp tecavüz eden taksiciye 27 yıl hapis Türkiye'ye dönüş hazırlığı yapan Cem Uzan'dan yeni iddia: En gizli FETÖ'cü Ahmet Necdet Sezer'dir