
Cumhurbaşkanı Başdanımanı Zengin: 'Evet' çıkarsa önce iki madde değişecek
CUMHURBAŞKANI Başdanışmanı Özlem Zengin, referandumda 'evet' çıkarsa 3 Kasım 2019 seçimlerinden önce iki maddenin yürürlüğe gireceğini belirterek, "Bunlardan birisi 30 gün içinde Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yeni usulle şekillenmesi diğerinin de eğer isterse cumhurbaşkanının bir siyasi partiyle bağ kurma imkanını vermesi" dedi.
Kadın ve Demokrasi Derneği'nce (KADEM) Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Av. Özlem Zengin'in konuşmacı olarak katıldığı, 'Cumhurbaşkanlığı Sistemi, Demokrasi, İstikrar, Kalkınma ve Denetim için Yeni Anayasa' başlıklı konferans düzenlendi. Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Konferans Salonu'ndaki konferansa, Antalya Valisi Münir Karaloğlu'nun eşi Sevim Karaloğlu, KADEM yöneticileri, bazı akademisyenler ve üniversite öğrencileri katıldı.
Özlem Zengin, 30 yıl önce bir dergide yazarlık yaptığını, başkanlık sistemini kapak yaptıklarını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da o dönemde bir siyasi partinin İstanbul il başkanı olarak dergiye verdiği röportajda, başkanlık sistemini savunduğunu dile getirdi. Başkanlık sistemiyle ilgili anayasa değişikliği referandum sürecine ilişkin konuşan Özlem Zengin, "Bizi buraya getiren Türkiye'de demokrasinin bir parçası ve aslında millet. Bunun en önemli dönüm noktası 2007 yılı. Türkiye'de ilginç bir süreç yaşandı. '367 krizi' diye bir kriz yaşadı ve bu Türkiye için önemliydi" dedi.
'KASTEN TEK ADAMLIKTAN BAHSEDİLİYOR'
Anayasa değişikliğine ilişkin yürütmeyi seçerken bilerek ve kasten tek adamlıktan bahsedildiğine değinen Özlem Zengin, "Yürütmeyi seçerken aslında direkt olarak halktan meşrutiyetini alıyorsunuz. Aslında bir yüz olarak cumhurbaşkanını belirliyorsunuz. Hukuken temsilde tek. Başkanlık sisteminin özü budur zaten. Hukuken temsilde en önde başkan var. Biz cumhurbaşkanı demeyi tercih ediyoruz ve o hukuken temsilin yüzüdür. Bütün sorumluluğun görev alanının yüzüdür" dedi.
'MİLLETVEKİLLİĞİ ÇOK KIYMETLİ HALE GELECEK'
Yasamanın seçiminde sandığa giden insanların 'hükümet çıkar çıkmaz' hiç bu kaygıyı taşımaksızın sadece meclisi oluşturma kaygısıyla oyunu kullanacağını vurgulayan Özlem Zengin, "Nihayetinde seçim bittiğinde yürütme belli, yasama belli. Bu sistemin en önemli özelliği bu. Daha kafası net bir modellemeden bahsediyoruz. Bu model içinde en önemlisi katı bir kuvvetler ayrılığı var. Bir defa milletvekili milletvekili olacak, bakan bakan olacak ve bakan olan asla milletvekili olamayacak. Çok nadir milletvekillerinden bakan olacak. Bir defa milletvekilliğiyle bakanlık birbiriyle yarışır durumda olacak ve milletvekilliği çok kıymetli hale gelecek. Meclis yürütme karşısında müstakil bir güç olacak. Meclisin tek bir işi olacak, kanun yapacak. Bugün kanunlarımızın yüzde 98'i hükümet ve bakanlar kurulu üzerinden geliyor. Şu anda meclisimiz kanun yapmıyor. Bu tarih olacak. Meclis işlevsiz olacak iddialarının tam tersi daha işlevsel hale gelecek" dedi.
400 MİLLETVEKİLİ CUMHURBAŞKANINI YÜCE DİVANA GÖNDERİR
Özlem Zengin, yeni modelde iki erk arasında problem olması halinde de her ikisine seçimleri yenileme imkanı verildiğini kaydetti. Zengin, şunları kaydetti:
"Cumhurbaşkanı, yasamayla ilgili problem var ve çözemiyorsa bedelini ödeyecek. Kendi süresini yakmak pahasına seçimleri yenilemeye gidebilir. Sadece 2 dönem,5+5 şeklinde bu görevi ifa edebilir. Ama meclis herhangi bir yaptırım olmaksızın 360 milletvekilinin kabul oyu vermesiyle iki seçimin de eşzamanlı yenilenmesini isteyebilir. Vekiller tekrar tekrar aday olabilir. Bu da bir çıkış yolu. Problem çıktığında gidecek bir yol haritanızın olması lazım. Halen bir sorumluluğu bulunmayan cumhurbaşkanına anayasa değişikliğiyle soruşturma alanı getiriliyor. Hakkında bir suç iddiası olan cumhurbaşkanı için meclis 301 milletvekiliyle önerge verecek. Bu önerge 360 milletvekilinin 'evet' oyuyla soruşturma komisyonuna gidecek. Oradan çıkan neticede meclis oylanmasında 400 'evet' oyu çıkmasıyla cumhurbaşkanı için yüce divan süreci başlayacak. Daha evvel olmayan bir şeyden bahsediyoruz."
EVET ÇIKARSA ÖNCE İKİ MADDE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK
Anayasa teklifi paketini sonuç olarak değerlendiren Özlem Zengin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sonuçta Türkiye'de bu anayasa değişikliğinin tamamına baktığımda gençleşen, yasama yürütme açısından daha demokratik usullere dönen, başı her sıkıştığında çözümü kurumlarda değil millette arayan, dinamik, genç, geleceğe ümit veren, sorumlu kim, hatayı kim yaptı, bahaneyi ortadan kaldıran, bunları görme imkanı veren yeni bir anayasa değişikliğinden bahsediyoruz. 16 Nisan'da referandumdan geçerse eğer iki maddesi yürürlüğe girecek. Onun dışında ilk uygulamasının sandığın önüne konulması 3 Kasım 2019 olacak. Ama meclis isterse bu tarihi öne de alabilir. Onun öncesinde hayata geçecek iki madde var. Bunlardan birisi 30 gün içinde Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yeni usulle yeniden şekillenmesi diğeri de eğer isterse cumhurbaşkanının bir siyasi parti ile bağ kurma imkanını vermesi. Şu an ki anayasamızda seçilen cumhurbaşkanının partisinden istifa edeceği maddesi var. Bu cümle yeni anayasada kaldırılmış oluyor."
'TÜRKİYE'DE HİÇ OLMAYACAK ŞEY EYALET SİSTEMİDİR'
Katılımcıların sorularını da yanıtlayan Özlem Zengin, 'evet' çıkarsa eyalet sistemi geleceği yönündeki iddiaları içeren bir soru üzerine şunları söyledi:
"Türkiye'de hiç olmayacak şey eyalet sistemidir. Osmanlı'da hiç eyalet sistemi olmamıştır. Osmanlı merkezi devlettir ve bizim devlet geleneğimizde eyalet diye bir şey yok. Geleneğimizde olmayan bir şeyi koyamayız. Başkanlık sisteminin özü, ön şartı eyalet değil. Bizim böyle bir şeye ihtiyacımız yok.18 maddenin hiçbir yerinde eyalet kelimesi geçmediği gibi buraya giden bir yol da yok. Yapımızda iller vardır. Böyle bir şey hiçbir yerde konuşulmadı. Ne dile gelmiş, ne talep olmuştur. Türkiye'de bu sistemde asla olamayacak şey eyalet sistemidir. Zaten metni okuduğunuzda, mutlaka okuyun olmadığını da göreceksiniz."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
----------------------
Özlem Zengin'in açıklaması
Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA-DHA)
==================================
Ağaçta mahsur kalan kediyi itfaiye kurtardı
KARABÜK'ün Safranbolu İlçesi'nde, 1 haftadır ağaçta mahsur kalan kedi, itfaiye ekiplerinin 1 saatlik çalışmasıyla kurtarıldı.
Kanyon Köprüsünde yürüyüş yapan Bekir Ünal, yaklaşık bir hafta önce kanyonun kenarında bulunan ağaçta bir kedi olduğunu gördü. Bugün akşam saatlerinde kedinin ağacın üzerinden inmediğini fark eden Ünal, itfaiye ekiplerini arayarak durumu bildirdi. Gelen itfaiye ekipleri, yaklaşık 15 metre yükseklikteki ağacın üzerindeki kediyi kurtarmak için çalışma başlattı. Merdivenle ağacın üzerine çıkan bir itfaiye eri sopayla kediyi iterek aşağıya indirmeye çalıştı ancak kedi daha uç noktadaki dalların üzerine kaçtı. Daha uzun bir sopayla itilerek aşağıya indirilmeye çalışılan kedi bu sırada bulunduğu yerden inerek akşam karanlığında gözlerden kayboldu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
----------------------
- İtfaiye erlerinin kurtarma çalışmaları
-Kedinin aşağıya atlaması ve koşarak uzaklaşması
-Bekir Ünal'ın açıklaması
Haber-Kamera: Bülent DİKTEPE/KARABÜK,
==============================
Özdağ: Bu milletle alay etmeye hakkınız yok
HATAY'ın İskenderun İlçesi'nde referandum ile ilgili konferansa katılan Gaziantep Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ, siyasi kriz konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyup Erdoğan'a seslenip, "Almanların canını yakmak istiyorsan, PKK ile ilgili topladıkları istihbaratı al. Alamıyorsan Almanları geri yolla ya da sus. Bizimle alay etme. Bu milletle alay etmeye hakkınız yok" dedi.
Referanduma ilişkin 'Demokrasinin Türk toplumundaki yeri ve önemi' konulu konferansa katılan Gaziantep Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ, başkanlık sistemine neden 'Hayır' dediğini anlattı. Binali Yıldırım'ı başbakan olarak tutmak için bu kadar çok dolaşacağını daha önce hiç aklına gelmeyeciğini belirten Özdağ, "Bizi zora sokan Başbakan'ın açıklamaları. O da ortalığı dolaşıyor bana ihtiyaç yok diye. Yani işimiz görüyorsunuz hakikaten zor. Ama öncelikle şunun altını çizmek istiyorum, biz büyük bir milletin evlatlarıyız. Hangi etnik, hani yaşam tarzından olursak olalım. Bu milletin adı mensup olduğumuz büyük Türk milletidir. Bununla da övünç duyuyor, kıvanç duyuyoruz" dedi.
ALMANYA VE HOLLANDA İLE KIYAKÇI KAVGASI BAŞLADI
'Evet', 'Hayır' diyen ya da kararsız kalan farketmeksizin herkesi kardeş olarak gördüklerini aktaran Özdağ, şöyle konuştu:
"Bizim kardeşlerimizdir, öz kardeşlerimizdir, birisinden de vazgeçmeyiz. Bizim yüzde 100'e talip olmamız birilerini rahatsız etti. İçeride kavga edecek kimse bulamadılar. Akıllarına dışarıda kavga edecek yer geldi. Almanya ile Hollanda ile kayıkçı kavgası başladı. Gerçekten Almanya böyle Nazi'yse, bunları gerçekten konuşturtmuyorsa niye Zeybekçi konuştu, niye Alman hükümetine teşekkür etti? Niye Spor Bakanı teşekkür etti Alman hükümetine? Cumhurbaşkanı açıklama yaptı 'Naziler ben bunlara gösteririm', 'Berlin'den girer Münih'ten çıkarım' diye. Sayın Cumhurbaşkanı o kadar gitmeyin. Bakın ben size daha kolay bir yol göstereceğim. İncirlik'te Alman Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklar var. O uçaklar Türkiye'den İncirlik'ten kalkıyorlar, Suriye üzerinden uçup IŞİD bölgesinin fotoğraflarını çekiyorlar. Sonra PKK bölgesine geçiyorlar, PKK'nın fotoğraflarını çekiyorlar ve Türkiye'ye geliyorlar. IŞİD ile ilgili fotoğrafları istihbarata veriyorlar, PKK'yı vermiyorlar. Sayın Erdoğan, Almanlar'ın canını yakmak istiyorsan, PKK ile ilgili topladıkları istihbaratı al. Alamıyorsan Almanları geri yolla ya da sus. Bizimle alay etme. Bu milletle alay etmeye hakkınız yok."
HOLLANDA'DA YAŞANANLAR REZALET
Hollandalıların yaptığınının kabul edilemez olduğunu ifada eden Özdağ, şöyle devam etti:
"Bakın, Cumhuriyet tarihimiz boyunca böyle bir muamele görmedik. Osmanlı'da böyle muamele görmedik. Tam bir rezalet. Bunu hiç unutmayız. Muhakkak bir gün bunun hesabını sorarız. Bu devlet arşivine girer. Peki İsrailli bir bakan olsaydı yaparlar mıydı? Yapamazlardı. Alman bakan olsa yapabilirler miydi? Yapamazlardı. Amerikalı bakan olsa yanına yaklaşamazlardı. Sana neden yapıyorlar? Çünkü, sürekli ne diyorsun? Sabrımızı test etmeyin. Sayın Erdoğan, Hollanda sabrını test ediyor. Bakalım ne kadar test edecek. Eğer 18 adanı Yunan işgaline bırakırsan. Herkes senin sabrını böyle test eder.
Cumhurbaşkanı önlemleri 16'sından sonra alacağız diyor. Niye 16'sına kadar bekliyoruz. Bu fıkra gibi, adamı güldürüyor. Yapmayın beklemenize gerek yok. Alacaksanız önlemleri hemen alın."
HOLLANDA'DAN LALE ALMAYIN
Hollanda'ya karşı hayata geçirelebilecek bazı yaptırımlarım hakkında örnekler veren Özdağ, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Mesela size bir önlem Sayın Başbakan, yarın hemen Olağanüstü Hal Kararnamesi çerçevesinde Hollanda'nın 1253 tane Türkiye de firması var hepsine kayyum atayın. İki oğlunuzun firmasının yüzde 50'si Hollandalıların bu yüzde 50'leri çıkartarak başlayın. ve İstanbul Belediye Başkanı'na da talimat verin Hollanda'dan lale alma bundan sonra diye. Şimdi arkadaşlar bunlar önlem falan da alamazlar. Ne yazık ki devleti ayağa düşürüyorlar."
Haber: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN (Hatay),
===============================
Camide bağış paralarını çalmaya kalkan şüpheliye cemaatten dayak
KONYA'da namaz kılma bahanesiyle girdiği camide bağış için toplanan paraları çalmaya çalışan şüpheli cemaat tarafından yakalandı. Cemaatten bir vatandaş şüphelinin ellerine ve vücuduna defalarca vururken, bu anlar caminin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.
Olay, 3 Mart günü merkez Meram ilçesi Karahüyük Mahallesi'nde bulunan bir camide meydana geldi. İddiaya göre Cuma namazına gelen şüpheli, namaz kılma bahanesiyle secdeye eğildiği sırada bir sergi üzerinde bağış için toplanan paraları almak için elini uzattı. Bu sırada cemaatten bir vatandaş şüpheliyi fark edip ellerine ve vücuduna defalarca vurarak şüphelinin elindeki parayı aldı. Ne yapacağını şaşıran şüpheli daha sonra ayağa kalkarak camiden hızla uzaklaştı. Bu anlar ise caminin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------------------
Şüphelinin yakalanması ve cemaatin dayak görüntüleri
Haber-Kamera: Tolga YANIK/KONYA,
===========================
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni - 16 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.