Habur'dan geçemeyen TIR şoförlerinin yükleri için Iraklı şoför formülü
IRAK'ta 3 kişinin koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından giriş-çıkışlara kapatılan Habur Sınır Kapısı'ndan geçiş yapamayan Türk şoförler, aracını, sınır çizgisinde, Irak'tan gelen şoföre teslim ediyor.
Irak'taki koronavirüs salgınına karşı 1 Mart günü çift yönlü kapatılan Habur Sınır Kapısı'ndan yurda giriş yapmak isteyen Türk vatandaşları, sağlık kontrolünden geçiriliyor. Şüpheli görülenler ise tedbir amaçlı 10 çadırdan oluşan sahra hastanesinde gözlem altına alınıyor.
TIR parkında bekleyen sürücüler ise taşıdıkları yükleri Irak'a ulaştırmak için yeni bir formül geliştirdi. Türk şoförler, araçlarını, Irak'ın Halil İbrahim Gümrüğü ile Habur Sınır Kapısı arasındaki köprünün sınır çizgisine götürüp, bırakıyor. Irak'tan gelen şoför aracı teslim alıyor. Türk şoför geri dönerken, Iraklı şoför aracı ülkesine götürüyor.
Yükünü Mersin'den getiren Seyfettin Engin, aracını Iraklı şoförlere teslim ettiğini belirterek, "Ben geri geldim. Aracı kendi şirket şoförümüze teslim ettim. Arkadaşlarımız orada yükü boşaltacaklar. Hastalık vakası olduğundan dolayı bizi karşıya geçirmiyorlar. Arkadaşlarımız orada kaldıkları için gelip aracımı alıp boşaltmaya götürüyorlar. Oradaki şoförlerle aramızda 5 metre mesafe bulunuyor. Anahtarları onlara teslim ediyoruz. Araçları alıp gidiyorlar. Gümrüğün çıkışında teslim ediyoruz. Gümrük içinde sağlık memurları duruyor. Gelenler muayene oluyor. Geri gidecekler de onlarla temas etmedikçe geri çıkabiliyorö dedi.
Öte yandan Habur Sınır Kapısı'nda tampon bölge oluşturulması planlanıyor. Bu alanda Irak'tan gelen araçların dezenfekte edildikten 6 saat sonra Türkiye'den gelecek araçtan yük almalarına izin verileceği öğrenildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
Habur Sınır Kapısı tabelasıHabur sahasına giren araçlarRöportajYurda giriş yapan araçlarGenel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Mehmet Selim YALÇIN/SİLOPİ(Şırnak),
============================
Manisa Garı'ndaki vagonda yangın paniği
MANİSA Gar'ında kullanılmayan vagonda çıkan yangın, çok sayıda itfaiye ekibinin müdahalesi ile söndürüldü.
Şehzadeler ilçesindeki Manisa Garı'nda, saat 13.00 sıralarında, yıllardır atıl bir vaziyette duran ve kullanılmayan tren vagonlarından birinde yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Trafik polisleri tarafından yangının olduğu bölgede trafik akışı durdurulurken, Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri alevlere su sıkarak müdahale etti. Alevler, 30 dakikalık çaba sonucu söndürülürken, vagonda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Yangının çıkış nedeni araştırılırken, vagonların çevresindeki içki şişeleri dikkati çekti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Yanan vagondan görüntü-Kapatılan yoldan görüntü- İtfaiye ekiplerinin alevlere müdahalesinden görüntü-Polis ekiplerinin bölgedeki güvenlik önlemi almasından görüntü-Genel ve detay görüntülerHaber - Kamera. Cemil SEVAL/ MANİSA,
==============================
Bakan Soylu: Tam donanımla 1000 hareket polisi sınırda
İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, göçmenlerin geçişlerinin sürdüğü Türkiye- Yunanistan sınırın havadan denetledi. Geçişlerin sürdüğünü söyleyen Soylu, "Şu andan itibaren, sabah itibariyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizle de konuştuk, gerekli tedbirleri aldık, tam donanımlı 1000 Özel Harekat Polisi'ni, geri itmeleri engellemek amacıyla Meriç'in tüm sınır sistemine getirdik. Zodyak botlarıyla beraber artık orada insanlara kötü muamele edenler fırsat tanınmayacak ve onların uluslararası kural ihlali çerçevesinde gerçekleşen bir takım girişimlerini engelleyebilecek seviyede, kendi sınırlarımızı bu vesileyle bir geri itmeden kurtarabilecek seviyede gerekli tedbirlerimizi de aldığımızı ifade etmek istiyorum" dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Yunanistan'a geçmek isteyen göçmenlerin yaşadığı hareketliliği görmek için Edirne'de Türkiye-Yunanistan sınırında helikopter ile havadan inceleme yaptı. Sınır boyunda havadan yaptığı incelemenin ardından valiliğe geçen Soylu, Edirne Valisi Ekrem Canalp'tan göçmenlerin durumlarıyla ilgili brifing aldı.Valilik önünde daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Soylu, sabah erken saatlerde Çorlu Atatürk Havalimanı'na geldiklerini ve oradan da helikopterle Enez ve bütün Meriç Nehri boyunca Edirne ve Pazarkule Sınır Kapısı'na kadar bütün sınır hattını kontrol ettiklerini ve arkadaşlarıyla değerlendirme yaptıklarını söyledi. Soylu, şöyle dedi: "Pazarkule'deki 4 - 5 bin kişilik orada kapının açılmasını bekleyen topluluğu gördük. Sayın Cumhurbaşkanımızın hem kendi kamuoyunu hem de dünya kamuoyuna ifade ettiği gibi biz artık buradan Yunanistan'a ve Avrupa'ya geçecek göçmenlerle ilgili bir engelleme ortaya koymuyoruz. Gelen gelir, geçen de geçer. Türkiye yaklaşık 9 yıldır dünyanın sessiz kaldığı bir insani trajediye sahip çıktı ve milletiyle, devletiyle yine kendini medeni olarak atfeden ülkelerin, üzülerek ifade ediyorum ki; buna sırtını dönmesine rağmen tüm kendi imkan ve kaynaklarıyla sahip çıktı. En nihayetinde bu göç meselesi çok artınca 18 Mart mutabakatı yapıldı 2016'da. Biz 18 Mart mutabakatının her umdesine, ülke olarak da, millet olarak da sahip çıktık ve yerine getirdik, günde 9 bin 700 kişinin Yunanistan adalarına geçtiği bir zaman diliminden buraya geliyoruz. 1 yılda 850 bin kişinin geçtiği bir zaman diliminden buraya geliyoruz. ve Türkiye'de geçen yıl sadece 454 bin kaçak göçmen yakalandı. Edirne'de geçen yıldan bu yana yani 2019 Ocak'tan bu tarihe kadar toplam Ocak ve Şubat ayları da dahil olmak üzere 127 bin artı 10 bin 137 bin yani yaklaşık 140 bin kaçak göçmen yakalandı. 103 bin insanı, ikna ederek memleketine geri gönderdik. Dünya'nın hiçbir ülkesi, Amerika dahil, Avrupa dahil, bizden çok daha fazla gelişmiş, kişi başı gelir seviyesine sahip zengin ülkelerin hiçbiri bu kadar bir yükü taşıyamaz, bu kadar kaçak göçmenle mücadele edebilme kabiliyetine sahip değildir."'1978 MODEL GAZ FİŞEĞİNİ İNSANAN ÜZERİNE SIKARAK KULLANDILAR'Türkiye'de 4 milyon sığınmacının olduğunun altına çizen Bakan Soylu, şöyle konuştu: "Dünya'da sığınmacının en çok olduğu ülke Türkiye'dir. Bunu, Türkiye'nin sırtını sıvazlayarak, 'aman siz bunu en iyi şekilde yaparsınız' diyerek bir vesileyle bir tarafa bırakabilmek mümkün değildir. Avrupa'nın da bu güne kadar yaptığı budur. Avrupa ne bugüne kadar insani imtihanı geçebilmiştir, ne de şu anda yaklaşık 5 - 6 gündür bütün Türkiye'nin ve dünyanın gördüğü Avrupa'nın da dezenforme etmeye çalıştığı yanlış ve yalan bilgiler ortaya çalıştığı, Yunanistan'ın yanlış ve yalan bilgiler ortaya koymaya çalıştığı süreç bize göstermiştir ki; kendi çıkarları insanlıktan önemlidir. Bu son derece sınıfta kalınan bir sınav olmuştur. 3 kişinin ölümüne sebebiyet verdiler. 1978 model gaz fişeğini insanların üzerine sıkmak suretiyle kullandılar. Bunu yapan Yunan tarafıdır. Ama bu şımarıklığı elde ettiği taraf da bilinmesi gerekir ki Avrupa'dır. Buradan FRANTEX'i şikayet ediyorum. FRONTEX'in yapması gereken bu konulardaki tespitleri ortaya koymak ve bu değerlendirmeleri gerçekleştirmektir. Fakat FRONTEX, maalesef bir kolluk kuvveti olarak çalışmaktadır. Hepimizin ortak olarak bulunduğu ve görevlerini yapması gereken bir teşkilattır, ama şu ana kadar 164 insanı şu anda yaraladılar, bir çok insanın sığınma hakkını ortadan kaldırıp Türkiye'ye itmeye çalıştılar tekrar. Buradan geçen insanların oradan yakalanıp bir kısmını, şu ana kadar 4 bin 900'ünü Türkiye'ye geri itmeye çalıştılar. En büyük ihlallerden birisi budur. Bu ihlale ne FRONTEX, ne Avrupa Birliği ses çıkarmaktadır. Yani sığınma hakkını ortadan kaldıran bu ihlale ve bu insan hakları ihlaline, uluslararası göç kurallarına aykırı olan bu ihlale hiç kimse ses çıkarmamaktadır."'YUNAN MAKAMLARI YALAN ÜZERİNE YALAN KONUŞUYOR'Yunanistan'ın geçen 3 bin FETÖ/PYD'liyi seve seve aldığını söyleyen Soylu, "Bir önceki yıl 7 bin 600 tane FETÖ'cüyü seve seve aldılar. Bu sadece Yunanistan'ın kararı değil, Avrupa'nın ortak kararıdır. Bu çok net ve açıktır. Buna en ufak bir ses çıkarmayanlar, bugün tüm insani hakkıyla beraber burada sığınma talep edenlere insani kuralların tamamen dışında davranmaktadır. Ne demektir? Sen çiftçilere av tüfeği vereceksin, masum insanların zerine av tüfeğiyle birlikte saldıracaksın. Ne demektir? Yunan medyası, Yunan bakanları ve makamları yalan üzerine yalan konuşmaktadırlar. Biz niye karşı tarafa gaz sıkalım? Biz insanlar, eğer karşı tarafa geçmek istiyorlarsa buyrun geçin, biz engellemiyoruz diyoruz. Türkiye niye Yunan tarafına gaz sıksın? Gaz sıkan Yunan tarafıdır, bizim karakollarımıza gaz sıkıyorlar. Biz de buna mukabele ediyoruz" dedi.TAM DONANIMLA 1000 HAREKET POLİSİ SINIRDAİçişleri Bakanı Soylu, bu sabahtan itibaren sınırda tam donanımlı 1000 özel harekat polisinin görevlendirildiğini belirterek, "Şu andan itibaren, sabah itibariyle Türk Silahlı Kuvvetlerimizle de konuştuk, gerekli tedbirleri aldık, tam donanımlı 1000 Özel Harekat Polisi'ni, geri itmeleri engellemek amacıyla Meriç'in tüm sınır sistemine getirdik. Zodyak botlarıyla beraber artık orada insanlara kötü muamele edenler fırsat tanınmayacak ve onların uluslararası kural ihlali çerçevesinde gerçekleşen bir takım girişimlerini engelleyebilecek seviyede, kendi sınırlarımızı bu vesileyle bir geri itmeden kurtarabilecek seviyede gerekli tedbirlerimizi de aldığımızı ifade etmek istiyorum. Burada, insaniliğimizi devam ettiren anlayışımızı ortaya koyuyoruz. Yani gelen insanları silahla karşılamıyoruz, gelen insanları saçmayla karşılamıyoruz, tüfekle karşılamıyoruz, bir şekilde soyup, onlara işkence edip, onların parasını pulunu alıp Türkiye'ye itmiyoruz, atmıyoruz. Bu alçaklıktır. Bu kadar net ve açık bir şekilde söylüyorum. Şu anda 4 milyon sığınmacı var Türkiye'de ve hepsine en yüksek seviyede hizmet etmeye çalışıyoruz. Gitmek isteyen gidiyor" dedi.'YUNANİSTAN'IN TUTUMUNU AVRUPA GÖRMEZDEN GELİYOR'Edirne'de geçen yıl 127 bin, bu yılda 10 binin üzerinde insanın Yunanistan'a geçerken yakalandığını dikkat çekeek, şöyle konuştu;"Bunu bir vesileyle kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Burada doğal bir akım var zaten ve bu akım aynı şekilde devam etmektedir. Ama Yunanistan'ın ortaya koyduğu, devlet anlayışına uymayan, insanlık anlayışına uymayan, 1951 Cenevre Sözleşmesi'ne uymayan, AB'nin göç ve mülteci konusundaki kuralların hiçbirisine uymayan, insan hakları evrensel beyannamesine uymayan bu tutumunu Avrupa görmezden gelmektedir, Avrupa'nın insan hakları heyetleri, insan hakları sivil toplum kuruluşları görmezden gelmektedir. Türkiye'ye kabahat bulmaya çalışan Avrupa'nın işkenceyi önleme örgütü, sırtını dönmektedir ve gözlerini kapatmaktadır. Bunu kabul edebilmek, bu şekilde içimize sindirebilmek mümkün değildir." 'BU TEHDİT YA DA ŞANTAJ DEĞİLDİR 'İdlib'de 3,5 milyon insanın Türkiye sınırlarında zor durumda olduğunu ifade eden Soylu, "Oradaki rejimin yaptığı insanlık dışı davranışların devam etmesi demek şu demektir, oradaki kapılar açılır, en nihayetinde herkes Avrupa yolcusu olur. Bu bir tehdit ya da şantaj değildir. Bu dünyada var olan en yakıcı meseleye Avrupa'nın duyarsızlığına, tüm Avrupa milletine sesleniyorum, sizi yönetenler sizleri aldatmaktadırlar, bu kadar açık ve net. Size doğruyu söylemiyorlar, size yanlış söylüyorlar, size doğruyu yöneltmiyorlar. Dünyanın karşı karşıya kaldığı tehdidi ve tehlikeyi görmezden gelip bunu Türkiye'nin sırtına yüklemeye çalışıyorlar. Onun için burada 164 kamu hastanelerinde yatan şu anda bu insan dışı hareketlerden etkilenen, travma geçiren, fiziki yaralanma içerisinde bulunan insan söz konusu. Bütün bunlara Sağlık Bakanlığımızın da talimatıdır, sağlık hizmetleri yerine getirilmektedir. Öncelikle bu konuda Türkiye'nin de içerisinde olduğu gibi, bugün burada da tüm insaniliğini kendinde bulunduran hem sivil toplum örgütlerimize hem de milletimize çok teşekkür ettiğimi ifade etmek istiyorum" dedi.'EGE DENİZİ'NDE TEDBİR ALDIK'Türkiye -Yunanistan sınırında helikopterle yaptığı denetlemeye değinen Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sınırları da sabah gördüm, geçen çok rahat bir şekilde geçiyor. Pazarkule'de bir engel var, zaten orası sınır kapısı ama almak zorundalar, bu ilticayı kabul etmek zorundalar ama kendi sınır kapılarını kendi güçlerini yığarak almak istemiyorlar. Ama 200 kilometrelik bir hat var, o 200 kilometrelik hattan sabah geçenleri de çok rahat bir şekilde helikopterden gördüm, tespit ettim. İnsanlar birbirlerine de yardımcı oluyorlar bu konuda şunu ifade etmek istiyorum. İlla Pazarkule'den girilecek diye bir şey söz konusu değil. Bizim engellediğimiz bir taraf var, bu da sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıdır. Ege adalarına geliş konusunda oradaki insani trajedilere tekrar sebebiyet vermesin diye elimizden geleni sahil güvenlik ekiplerimizle ve tüm kolluk kuvvetlerimizle yapmaya çalışıyoruz ve yine şunu ifade etmek isterim bütün bunlarla birlikte bu konudaki tüm tedbirlerimizi de orada aldık. Fakat orada da yüzde 100'ünü engelleyebiliyoruz dersek yanlış demiş oluruz çünkü biz bu tedbirleri 28 Şubat'ta, yani bu engelleme kararını kaldırdıktan önce de gerçekleştiriyorduk ve geçen yıl 65 bin insan geçti. Bütün tedbirlerimize rağmen geçti. Buna rağmen biz insaniliğimizi ortaya koyuyoruz. 18 Mart mutabakatının gereğini Avrupa bugüne kadar yerine getirmemiştir ve 18 Mart mutabakatı kara sınırlarını kapsamamaktadır ancak Yunan adalarını kapsamaktadır. Onun için bu konuda anakarayı kapsamadığı için buradan geçen geçme imkanına sahip oluyor."SOYLU'DAN SERT TEPKİİçişleri Bakanı Süleyman Soylu Türkiye-Yunanistan sınırında incelemelerde bulunduktan sonra gazetecilere bölgedeki son durumla ilgili önemli bilgiler verirken Tele 1 muhabirinin sorusuna çok sert tepki verdi. Soylu ile o muhabir arasında geçen diyalog şu şekilde yaşandı:
Muhabir: 140 bine geldik dediniz, fakat biz bunu teyit edemedik bir türlü.Soylu: Siz kimsiniz?Muhabir: Tele1 televizyonu.Soylu: Kaç muhabiriniz var sizin?Muhabir: Ben varım.Soylu: Bir tek sensin. Peki bizim sınırımızda kaç karakolumuz var?Muhabir: Vilayet de bunu teyit edemedi.Soylu: Vilayet burada. Siz kimin tarafındasınız?Muhabir: Türkiye tarafında.Soylu: Şu anda sizin yaptığınız Yunan ve Avrupa medyasının çarpıtmasını burada ifade etmektir.Muhabir: 140 bin kişi geldi mi?Soylu: O zaman İçişleri Bakanı yalan söylüyor öyle mi?
Dördüncü mekanize mıntıkasında 53 bin 271 kişi, 54'üncü mekanize mıntıkasında 85 bin 659 kişi. Bir mantık olarak sana söyleyeyim. Biz 127 bin insan yakaladık geçen sene. Kaçarken yakaladık, tek tek saydık bunları. Şimdi yakalamıyoruz, bir şey yapıyoruz geçenleri sayıyoruz. ve 23 hudut karakolumuz var, 8 de hudut bölüğümüz var. Bunlar kimin ne kadar geçtiğini, ne kadar öteki tarafa intikal ettiğini bilmektedir. Senin anlaman açısından bir şey daha söyleyeyim, Yunan tarafına ve Avrupa tarafına hizmet eden birisi olarak sana söylüyorum. Biz İdlib'den Afrin'e ne kadar geldi? Cinderes'e ne kadar geldi, Cerablus'a Azez'e ne kadar geldiğini biliyoruz. Sadece biz bilmiyoruz. Biraz gazeteciliğini iyi yaparsan BM de iyi biliyor. Başka bir şey daha ifade edeyim. 850 bin kişi bu ülkeden geçti karşı tarafa. Onu da mı saydınız? Dördüncü mekanize mıntıkasından 53 bin 323, 54'üncü mekanize mıntıkasından 85 bin 747. Toplam 139 bin 70 sadece Edirne'den geçen. Daha ötesi var. Size bir şey söyleyeyim. TC vatandaşısın ama hizmetin başka bir yere, devletine itimat et."'İTİLENLERİN HAKKINI KORUYACAĞIZ'Soylu konuşmasının devamında tek tek karakollardan gelen sayıları verirken, bir gazetecinin, Türk askerinin Yunan askeriyle karşı karşıya gelmesi durumunda tutumunun ne olacağı yönündeki soruyu da yanıtladı. Soylu, "Bizim tam sınırlarda bulunma ve Meriç Nehri yarısına kadar uluslararası kurallara göre hakkımız var. Biz kendimi hakkımızı kullanacağız. Kendisi nasıl suya inerek vatandaşı çırıl çıplak bırakıp itiyorsa biz de o vatandaşın itilme hakkının, uluslararası kurallar açısından engellemek ve o vatandaşın hakkını korumak zorundayız. Çocuklara çok ciddi derecede darp yapıyorlar. Aileleri acıtmak ve geri döndürebilmek için bunlar. Kendine medeniyet değerleri olarak nitelendiren Avrupa'ya tam da bu yakışıyor. Geçen akşam Avrupa Konseyi Başkanı geldi aynısını ona da ifade ettim. İyi ki dünya Avrupa'nın eline düşmüyor" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Bakan Soylu'nun gelişi-Soylu'nun karşılanması-Soylu'nun açıklaması-Soylu'nun gazeteci ile diyalogları-Detaylar
Haber-Kamera: Mehmet YİRUN-Elif YAVUZ-Olgay GÜLER-Cemal YURTTAŞ/ EDİRNE
================================
Suriye'ye askeri sevkiyat
TÜRKİYE'nin çeşitli illerindeki birliklerden Bahar Kalkanı Harekatı'na destek amacıyla sevk edilen zırhlı araçlar Gaziantep'in İslahiye ilçesine ulaştı.Bahar Kalkanı Harekatı'na destek amaçlı sınıra sevk edilen zırhlı araçlar ile mühimmat yüklü kamyonların bulunduğu konvoy, İslahiye'ye ulaştı. Güvenlik önlemleri arasında İslahiye'den Hatay yönüne hareket eden konvoydaki araçların Suriye'nin İdlib kentindeki üs bölgelerinde konuşlandırılacağı öğrenildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------İslahiye Çevre yoluKonvoyun geçişiGenel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Kadir ÇELİK/ GAZİANTEP
===============================
İzmir'de yağmurda asfalt çöktü; araçlar çukura düştü (2)O ANLARI VATANDAŞLAR GÖRÜNTÜLEDİ
İzmir'in Bayraklı ilçesinde, etkisini artıran sağanak nedeniyle sokakta çökme meydana gelirken, bazı araçlar oluşan çukura düştü. O anları bir vatandaş cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Görüntülerde, sol iki tekeri göçüğe düşen cip ile bir vatandaşında sürücüye yardım etmeye çalıştığı anlar yer alıyor. Mahalledeki gece boyunca birkaç aracın düştüğü göçüklerin ekiplerin yaptıkları çalışmalarla kapatıldığı bildirildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Vatandaş kamerasından göçüğe düşen cipin ve yardım etmeye çalışan bir kişinin görüntüsü
Haber: Tolga TAHÇI - Kamera:/İZMİR,
================================
Bingöl'de üniversitelilerden, 'Bahar Kalkanı'na destek yürüyüşü
BİNGÖL'de üniversite öğrencileri, dev Türk bayrağıyla yürüyüş yaparak Bahar Kalkanı Harekatı'na destek verdi.Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Suriye'nin İdlib kentinde başlatılan Bahar Kalkanı Harekatı'na Bingöl Üniversitesi öğrencilerinden destek geldi. Üniversite öğrencileri, harekata destek olmak amacıyla kampüs içinde dev Türk bayrağı açıp yürüyüş yaptı. Devletin ve ordunun her zaman yanında olduklarını belirten Öğrenci Konseyi Başkanı Muhammet Metin Akdeniz, "Bugün de İdlib'de gerçekleşen hain saldırıya ilişkin ortak tepkimizi gösteriyoruz. Öncelikle ülkemizin huzuru, güvenliği ve mazlumları müdafaa etmek üzere üstlendikleri görevde şehit olan tüm askerlerimizin ruhları şad olsun. Suriye meselesi, sınırımızın emniyeti ve güvenliği için girdiğimiz bir mücadeledir. Zalimin karşısında mazluma destek olmak için giriştiğimiz bir mücadeledir. Masum insanları katleden ve ülkemizin güvenliğine de açık tehdit oluşturan rejim unsurlarına karşı sessiz kalmamız beklenemez. Bu saldırının sahipleri, bunun bedelini ödeyeceklerdir. Ordumuz bugüne kadar Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekatı'yla terör örgütlerine gereken cevabı vermiştir. Bugünlerde Bahar Kalkanı ile bunun cevabı verilmektedir. Mevzu vatan olunca, tüm siyasi ve fikri ayrılıkları bir tarafa bırakırız. Şimdi de birlik ve beraberlik içinde hareket ediyor, sabır ve dayanışma gösteriyoruz. Bugün her zamankinden daha biriz, bütünüz. Katil rejime karşı mücadele eden devletimiz ve ordumuzun yanındayız" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Öğrencilerin Türk bayrağını açmasıÖğrencilerin yürümesislogan atmasıÖğrenci Konseyi Başkanı Muhammet Metin Akdeniz'in konuşmasıGenel ve detay
Haber-Kamera: Aziz ÖNAL/BİNGÖL,
=================================
Manavgat'ta fethin yıl dönümü kutlandı
ANTALYA'nın fethinin 813'üncü yılı Manavgat'ta düzenlenen törenle kutlandı. Törende konuşan Manavgat Kaymakamı Mustafa Yiğit, "Suriye'de bir zalim yaklaşık 9 yıldır kendi vatandaşını ayırt etmeden bombalıyor. Vahşice bombalıyor. Böyle bir insan artık sonu hak etmiştir" dedi. Antalya'nın fethinin 813'üncü yılı Manavgat'ta düzenlenen törenle kutlandı. Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törene Kaymakam Mustafa Yiğit, İlçe Jandarma Komutanı Yarbay İlker Özcan, Emniyet Müdürü Mustafa Hilmi Özgönül, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Ceylan, daire amirleri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda edebiyat öğretmeni Güler Şahin günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yaptı.Manavgat Kaymakamı Mustafa Yiğit törende yaptığı konuşmada, Antalya'nın fethi konusunda bilgi verdi. Kaymakam Yiğit, İdlip'de gerçekleştirilen Bahar Kalkanı Operasyonu'nda şehit olan askerlere başsağlığı dileyerek, "Fetihle şehadet iç içedir. Şehadetsiz fetih mümkün değildir. Biz geçmişten gelen böyle bir milletiz. Bu coğrafyada söz sahibi olmak kolay bir iş değildir. Çok iyi yetişmemiz, birlik ve beraberliğimizi korumamız burada bizim ebediyete kadar kalışımızı garanti edecektir" dedi.'DÜNYA BUNU KONUŞUYOR'Suriye'nin İdlib kentinde gerçekleştirilen Bahar Kalkanı Operasyonu nedeniyle tüm dünyanın Türk ordusunu konuştuğunu anlatan Kaymakam Yiğit, "İdlib'de müthiş bir operasyon gerçekleştirildi. Dünya şaşkınlıkla izliyor. Böyle bir operasyonu biz demek ki sadece sahada değil, teknolojik ve elektronik araçlarla da gerçekleştirebiliyoruz. Bu bizim için önemli bir aşamadır. Dünya bunu konuşuyor şu anda" diye konuştu.'BİR ZALİM 9 YILDIR KENDİ İNSANINI VAHŞİCE BOMBALIYOR'Türk milletinin böyle bir operasyonu yapmak istemediğini söyleyen Kaymakam Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türk milleti bıçak kemiğe dayanmadan, operasyon yapmaz, ayağa kalkmaz. Şu an yapılan tamamen bıçak kemiğe dayandığı içindir. Bu bölgede biz emniyet içerisinde yaşayabilmemiz için çevremizin de emniyet içinde olması lazım. Bunu görüyoruz. Suriye'de bir zalim yaklaşık 9 yıldır, kendi insanını, vatandaşını, köylüsünü, kentlisini, ayırt etmeden bombalıyor, vahşice bombalıyor. Böyle bir insan artık sonu hak etmiştir. Bir şekilde neticelenmesi gerekir. Buna dünya seyirci kalıyorsa, biz gerçekleştireceğiz. İnanıyorum en kısa sürede bu gerçekleşir."Kaymakam Mustafa Yiğit, Türk milletinin sonuna kadar arkasında olduğunu söyledi. Fetih suresinin de okunduğu toplantıda çeşitli slayt gösterileri sunuldu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Toplantıdan görüntülerİstiklal Marşı'nın okunmasıGüler Şahin'in konuşmasıDetay görüntülerKaymakam Mustafa Yiğit'in konuşmasıDetay
HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT,
Son Dakika › Güncel › DHA YURT BÜLTENİ - 12 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.