1)ŞEHİT ER ONUR DENİZ, ANDIRIN'DA TOPRAĞA VERİLDİ
TÖRENE BAŞBAKAN YARDIMCISI VEYSİ KAYNAK İLE ŞEHİDİN KUZENİ ESKİ HAKEM SELÇUK DERELİ DE KATILDI
HAKKARİ'nin Çukurca İlçesi'ndeki Gerki Tepe Üs Bölgesi'ne sızmaya çalışan terör örgütü PKK'lıların roketatarlı saldırısında şehit olan sözleşmeli Piyade Er 23 yaşındaki Onur Deniz'in cenazesi, memleketi Kahramanmaraş'ın Andırın İlçesi'nde Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'ın da katıldığı törenle toprağa verildi. Askeri uçakla Kahramanmaraş Havalimanı'na getirilen şehidin cenazesi, Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili Fatih Mehmet Erkoç, protokol üyeleri ve şehidin yakınları tarafından karşılandı. Türk bayrağına sarılı tabutun askerlerin omuzların uçaktan indirildiğini gören şehit Onur Deniz'in yakınları gözyaşlarına boğuldu.
Evin tek oğlu olan şehit sözleşmeli er Onur Deniz'in cenazesi cenaze aracına konulduktan sonra, baba Mustafa Deniz oğlunun tabutunu öptü. Şehit er, daha sonra Andırın İlçesi'ne bağlı Yeşilova Mahallesi'ndeki baba ocağına götürüldü. Duaların edilip helallik alınmasının ardından cenaze mahalle meydanına götürüldü. Burada düzenlenen törene Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, milletvekilleri, Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç, aynı zamanda şehidin teyzesinin oğlu olan CHP Çankaya İlçe Başkanı eski hakem Selçuk Dereli, askeri ve bürokratlar, şehidin ailesi, yakınları ve 3 bin vatandaş katıldı.
ABLALARI: NE GÜZEL KOKUYOR
Törende şehidin ablaları Pınar ve Şerife sık sık tabutu öpüp kardeşinin kokusunu içine çekip, 'Ne güzel kokuyor' diyerek gözyaşı döktü. Şehidin annesi Dudu Deniz ise tabutun karşısına oturup oğlunun fotoğrafına bakarak kısık sesle ağıt yaktı. Acılı anne daha sonra yerinden kalkarak tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Tören için Hakkari'den gelen şehidin silah arkadaşları da anne Dudu Deniz'in elini öptü.
"TERÖRİTSTLER HİÇ SEVİNMESİN"
Nisan 2016'da Mardin'in Nusaybin İlçesi'nde PKK'lı teröristin keskin nişancı tüfeği ile açtığı ateşte şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Ethem Hacımahmutoğlu'nun annesi Rahime Hacımahmutoğlu da tabuta sarılıp gözyaşı dökerek 'Ethem ağabeyine selam söyle' dedi. Anne Hacımahmutoğlu daha sonra gazetecilere dönerek, "Biz çiçeklerimize ağlıyoruz hiç sevinmesin o teröristler" diye konuştu.
3 kardeşin en küçüğü ve bekar olan, Mayıs 2016'da TSK'ya giren şehit Onur Deniz, cenaze namazının kılınmasının ardından gözyaşları arasında mahalle mezarlığında toprağa verildi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------
Uçağın gelişi
Şehidin uçaktan indirilişi
Şehidin taşınması
Yakınlarının tabuta koşması
Tabutun araca konulması
Baba Mustafa'nın tabutu öpmesi
Cenaze aracının gidişi
Cenazenin getirilişi
Yakınlarının ağıt yakması
Hacımahmutoğlu' nun konuşması
Ablası Pınar'ın tabutu öpmesi
Anne Dudu'nun tabuta sarılması
Şehidin silah arkadaşlarının anne Dudu'nun elini öpmesi
Anne Dudu'nun ağıt yakması
Anne ve ablaların tabuta sarılması
Veysi Kaynak'ın baba Mustafa Deniz (sakallı gömlekli) ve Selçuk Dereli'ye başsağlığı dilemesi
Kaynak'ın baba Deniz'le konuşması
Helallik alınması
Namaz kılınması ve dua edilmesi
Tabutun taşınması
Kaynak ve babanın tabutun arkasında gitmesi
Tabutun cenaze aracına götürülüşü
Genel ve detay görüntüler
(Haber-Kamera: Ömer KOÇ-İskender ZENGİN-KAHRAMANMARAŞ-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 82.72 MB, 51.95 MB, 306.26 MB
======================================================
Kurtulmuş: Kimse Türkiye'nin iç işlerine burnunu sokmasın (3)
İŞÇİLERLE YEMEK YEDİ
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, cuma namazının ardından Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir fabrikada işçilerle birlikte öğle yemeği yedi. Burada işçilere seslenen Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni anlattı. Mevcut sistemin miadını doldurduğunu kaydeden Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Ülkenin kalkınması, müteşebbislerin sermaye koyması ve işçilerin emek koymasıyla mümkündür. Bizim üzerimize düşen, bu ortamı hazırlamaktır. Siz çalışıyorsunuz, patronlar çalışıyor, biz de gece gündüz çalışıyoruz. Ortak hedefimiz daha güçlü ve büyük bir Türkiye oluşturmaktır. Allah hepimizin bu iyi niyetle yapmış olduğu çalışmaların karşılığını versin. Türkiye geçmiş dönemlerde nice ekonomik krizler, nice istikrarsız dönemler yaşadı. En fazla etkilenen şehirlerden biri de Gaziantep oldu. Ne zaman Türkiye genişledi, büyüdüyse Gaziantep'te büyüdü. Türkiye'de önümüzde bir referandum var. Bu referandum her birimiz için geleceğimiz için çok önemli. Geçmişte şu veya bu partiye oy vermiş olabilirsiniz. Bu seçim Türkiye'nin geleceğinin seçimidir. Bu sistemini artık miadı doldu. Bu sistem artık Türkiye'yi taşımıyor. Türkiye büyük meydan okumalarla karşı karşıya aynı zamanda da çok büyük imkanları var."
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sistem tıkanıklığını kaldıracağını ve Türkiye'nin yoluna devam edeceğini ifade eden Kurtulmuş, "67 yılın özeti kısa süreli hükümetler, kurulamayan hükümetler ve maalesef 17 ayda şuraya bir market kursanız market 17 ayda ancak çalışır hale gelir. Dolayısıyla 17 aylık, 25 günlük hükümetler oldu. Türkiye bu kısa süreli hükümetlerle zaman kaybetti. Eğer sistem kilitlenirse olur mu olur, oldu mu oldu. Sistem kilitlenirse birileri askeri darbe yapmasın, kararı halk, millet versin. Efendim bir sabah Cumhurbaşkanı kalkacak, kafası bozulacak, meclisi feshedecek. Yok böyle bir şey. Hiç bir sorumlu siyasetçi bunu yapmaz. Dolayısıyla Türkiye bir daha sistem kilitlenmesini yaşamayacak. Dolayısıyla Türkiye tıkır tıkır çalışacak" diye konuştu.
Kurtulmuş, Avrupa ülkelerini de Türk bakan ve milletvekillerine yönelik tutumlarını da eleştirerek, şunları söyledi:
"Türkiye bu sistemle ayaklarındaki prangaları çıkarırsa, siyasi çatışmalarla kavga etmeyecek, vakit kaybetmeyecek. Türkiye çok daha güçlü ve hızlı bir şekilde karar alacak. Türkiye Allah'ın izniyle yeni sistemle giderse, 25 milyon dolarla seviyesine gidecek. İstiyorlar ki Türkiye'nin ayaklarında prangalar bağlı kalsın. Bu millet, Allah'ın izniyle 16 Nisan'da 'Evet, evet, evet' diyecek ve bütün bu oyunları bozacak. Mesele Tayyip Erdoğan, Ak Parti meselesi değildir. Herkes Türkiye'nin gerçeklerini, Türkiye'nin düşmanlarının yaptığını düşünsün ve bunun ne kadar önemli bir memleket meselesi olduğunu düşünsün ve ona göre oy versin."
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
Kurtulmuş'un fabrika ziyareti
İşçilerle yemek
Kurtulmuş'un konuşması
Genel ve detay görüntüler
(KJ: Haber-Kamera: Mücahit YOLCU-GAZİANTEP-DHA)
GÖRÜNTÜ DURUMU: GAZİANTEP'TEN 09 ANTEP KURTULMUŞ 3 KODUYLA GEÇİLDİ
GÖRÜNTÜ BİLGİSİ: TÜM KANALLAR
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 158 MB
===============================================
BAŞBAKAN YARDIMCISI NUMAN KURTULMUŞ, ADIYAMAN'IN BESNİ İLÇESİNDE VATANDAŞLARLA BİR ARAYA GELDİ.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Adıyaman Valisi Abdullah Erin, Ak Parti Grup Başkan Vekili Ahmet Aydın, Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat, Adnan Boynukara ve beraberindeki heyeti Besni Kaymakamı Ahmet Gencer, Besni Belediye Başkanı İbrahim Öztürk, partililer ve vatandaşlar karşıladı.
Burada partililerle bir araya gelen Numan Kurtulmuş, aylarca terörle mücadele ettiklerini ve Türkiye'nin büyümesini istemeyenlerin ülkeyi terörle muhatap hale getirmeye çalıştığını ifade ederek şöyle dedi:
"Aylarca hendeklerle mücadele edildi. Diğer taraftan DEAŞ denen terör örgütü Türkiye'nin başına bela edildi. Türkiye'de yılbaşı gecesi bile onlarca kişiyi öldüren bir saldırı gerçekleştirildi. Yetmedi bütün bunların üstüne 15 Temmuzda FETÖ denen terör örgütü ortaya çıkarıldı ve bu örgüt vasıtasıyla siyasete doğrudan doğruya müdahale edilmeye çalışıldı. Yani bir darbe teşebbüsü ortaya konuldu. Türkiye ayrıca kendi sınırları içerisinde değil, kendi sınırları dışarısında da ciddi bir şekilde terörle muhatap hale getirildi. İşte Fırat kalkanı operasyonu bunun için yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Türkiye'nin hemen sınırlarının ötesinde hem DEAŞ'ın hem PKK, PYD'nin Türkiye'ye karşı bir sürü saldırı ve eylemleri gerçekleştirdiğini biliyoruz. Bu örgütler bu kadar büyük destekleri nereden buluyor ? Bu kadar silah ve siyasi destekleri nereden buluyorlar ve niçin bu destekler bunlara veriliyor. Hiç şüphesiz ki amaç Türkiye'nin koşar adım, hızlı bir şekilde, güçlü ve kalkınmış bir Türki'ye olmamasıdır. Bunu istemiyorlar. Büyük bir Türkiye istemiyorlar"
16 Nisan'ın yeni bir siyaset döneminin başlangıcı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Öyle tartışmalı, nereye gittiği belli olmayan, sağdan soldan çekiştirilen, ayakları üstünde duramayan bir Türkiye'yi 16 Nisanda birlikte tarihe gömüyoruz. 16 Nisanla birlikte darbeler geleneğini de tarihe gömüyoruz. Bir daha bu memlekette kafasına esen, sırtı sıvazlanıp sokağa bırakılan herhangi bir hain güç bu millete karşı darbe yapamayacak. 16 Nisan'da terör örgütlerini tarihe gömmek için evet oyu vereceğiz. 16 Nisan Türkiye'nin yeni bir siyaset döneminin başlangıcıdır" şeklinde konuştu.
Görüntü Dökümü
---------------------------------
Toplantıya katılan kalabalık
Numan Kurtulmuş'un konuşması
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mustafa ÖNDOĞAN-ADIYAMAN-DHA)
===============================================
TARIM BAKANI ÇELİK: İKİ BAŞLILIK ORTADAN KALKACAK
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesinde, STK temsilcileri, mahalle muhtarları ve kanaat önderleri ile bir araya geldi.
Ak Parti Şanlıurfa milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar, Mehmet Ali Cevheri, Mahmut Kaçar ve Ahmet Eşref Fakıbaba'nın da eşlik ettiği toplantıda kalabalığa konuşan Bakan Çelik, 16 Nisan'da ülkenin geleceği için herkesin 'Evet' demesi gerektiğini söyledi.
16 Nisan'da yapılacak olan referandumda Türkiye'nin istikrarı için destek isteyen Bakan Çelik, bazı Avrupa ülkelerinin sistemi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alarak yeni bir haçlı seferi başlattığını ve bu yüzden Türkiye'ye bir dizi operasyonlar düzenlediğini söyledi.
Mevcut sistemin iki başlılıktan oluştuğunu ve bunun da Türkiye'nin ilerlemesini aksattığını ifade eden Çelik, "Geçmişte şahit olduğumuz Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasında yaşanan sorunlar Türkiye'yi geriletmiştir. Başbakan'ın yüzüne Anayasa kitapçığını fırlatan Cumhurbaşkanını gördük. Cumhurbaşkanı'nın yüzüne kitap fırlattığı Rahmetli Ecevit kahrından öldü. İki başlılığı ortadan kaldıracak sistem değişikliği için herkesin 16 Nisan'da güçlü bir şekilde 'Evet' demesi gerekiyor' dedi.
Görüntü Dökümü
---------------------------------
Toplantıya katılanlar
Bakan Faruk Çelik'in konuşması
Genel ve detay görüntüler
Haber- Kamera: Mustafa UFAK-ŞANLIURFA-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 941 MB
================================================
CHP'Lİ TANRIKULU, NEVRUZDA VURULAN GENÇLE İLGİLİ 'ETKİN SORUŞTURMA' İSTEDİ
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır'daki nevruz kutlamaları sırasında, elinde bıçak ile kaçarken 'dur' ihtarına uymadığı için polis tarafından vurulan Kemal Kurkut'un ölümüyle ilgli etkin bir soruşturmanın yürütülmesi konusunda İçişleri Bakanlığı'na çağrıda bulundu.
Partisinin Diyarbakır İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun referandum çalışması için yarın Diyarbakır'a geleceğini söyledi.
Tanrıkulu, Diyarbakır'daki nevruz kutlamalarında Kemal Kurkut'un yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan olaya da değinerek, etkin bir soruşturmanın yürütülmesi konusunda İçişleri Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği'ne çağrıda bulundu. Tanrıkulu, "Bu nevruzda hepimizin içini yakan bir durum oldu, bütün toplumun vicdanı kanadı. Üniversitesi öğrencisi Kemal Kurkut, maalesef güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu yaşamanı yitirdi. Yapılan açıklamaların, kamuoyuyla paylaşılan fotoğraflarla doğru olmadığı ortaya çıktı. Buradan İçişleri Bakanlığı ve Diyarbakır Valiliği'ne sesleniyorum, bütün toplumun vicdanını yaralayan bu olayla ilgili etkin bir soruşturma yapılmalıdır. Bu, açıkça orantısız güç kullanımıdır, yargısız infazdır. Geçmişte buna benzer olayları işleyenler maalesef cezasızlıktan faydanmışlardır. Bütün toplumun önünde gerçekleşen bu yasadışı infazla ilgili olarak etkin bir soruşturma yapılmalı, sorumlulurın ortaya çıkarıp, yargılanması gerekiyor. Ancak böyle yapılarak, bundan sonraki infaz ve insan hakları ihlallerinin önüne geçilebilinir. Yarı çıplak gencin koşarken vurulması hadisesinin bütün toplumda bırakacağı izleri anlamamız lazım. Bu tür cezasızlıklar yurttaşlarımız üzerinde çok ağır travmalar yaratıyor. Bunların üzerine gidilmediği taktirde, sorunlar da büyüyerek bu noktaya kadar gelebiliyor" dedi.
'YENİ BİR DİYALOG İÇİN REFERANDUM BİR FIRSATTIR'
Yeni bir diyalogun başlaması için bu referandumun vatandaşlara bir fırsat vereceğini de söyleyen Tanrıkulu, "Yeni bir diyalogun başlaması açısından da bütün yurttaşlarımızı sandığa gitmeye ve bu gidişata bir 'dur' demeye çağırıyorum. Bölgede AK Parti'ye oy vermiş seçmenlerimizi de sesleniyorum; Bu bizim için bir fırsat olabilir, AK Parti için de bir fırsata dönüşebilir, vereceğiniz 'hayır' oylarıyla. Bu durumda AK Parti kendini gözden geçirebilir, yaptığı yanlışlar konusunda bir özeleştiride bulunabilir ve yeni bir yol açılabilir. Bölgedeki seçmenlerimizin diğer seçmenlere göre iki kat sorumluğu vardır ve oylarınızı 'hayır' olarak kullanmalarını temmenni ediyorum" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
------------------------
-Toplantıdan görüntüler
-Toplantıya katılanlar
-Tanrıkulu'nun konuşması
-Genel ve detay görüntü
Haber-Kamera: Ahmet ÜN/DİYARBAKIR, -
===================================================
CHP' Lİ AĞBABA;"'HAYIR' DİYENLERİN YOLLARI KESİLİYOR, TOPLANTILARI İPTAL EDİLİYORö
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 16 Nisan'da gerçekleştirilecek olan referandum çalışmalarına ilişkin, "'Evet' diyenler televizyonda 30 bin dakika konuşmuşlar, 'hayır' diyenler sadece 2 bin 737 dakika. TRT resmen suç işliyor, suç duyurusunda bulunacağız. Bazı televizyonlar var ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin, 'hayır' diyenlerin hiç ismi yokö iddiasında bulundu.
CHP Malatya İl Teşkilatı'nda basın toplantısı düzenleyen Ağbaba, referandum sürecinin adil bir şekilde gitmediğini iddia ederek, "Her seçimin adilliği ya da güvenilirliği tartışılıyor. Seçimin güvenilirliği, adilliği sadece sandıkta kullandığınız oyun sayılması ya da sandık değil, seçimin adil olmasını her yönden değerlendirmek gerekiyor. Basında taraflar eşit şekilde yer alabiliyor mu, hayır ve eveti savunanlar eşit şekilde dertlerini anlatabiliyorlar mı, imkanlardan eşit şekilde faydalanabiliyorlar mı? diye sordu.Ağbaba, televizyonların 30 bin dakika 'hayır'a, 2 bin 737 dakika ise 'evet'e yer verdiğini ileri sürerek, şunları söyledi:
"Televizyonların haberleriyle ilgili rakamlar var, inanılır gibi değil. Biz bunu görüyor ve söylüyorduk ama televizyonlara çıkma saatlerine baktığımız zaman tam bir kepazelik. Hangi televizyon kaç dakika hayırı, kaç dakika eveti çıkarmış hepsi var. Hayır, evetin 20'de 1'i. 20 kez evet söylenmiş, 1 kez hayır. 'Evet' diyenler televizyonda 30 bin dakika konuşmuşlar, 'hayır' diyenler sadece 2 bin 737 dakika. TRT resmen suç işliyor, suç duyurusunda bulunacağız. Bazı televizyonlar var ki Cumhuriyet Halk Partisi'nin, 'hayır' diyenlerin hiç ismi yok.ö
Anketlere göre hayırın açık ara önde olduğunu kaydeden Ağbaba, "Onların korkuları bu. Bu adil bir seçim değil. 'Hayır' diyenlere her türlü baskı yapılıyor. Malatya'da 1 Nisan'da yapılacak bir toplantıya izin verilmiyor. Metin Feyzioğlu ve Levent Gültekin geliyor, Halk Eğitim Merkezi verilmiyor. Salon ve her türlü desteği onlara vereceğiz. 'Hayır diyenlerin yolları kesiliyor, toplantıları iptal ediliyor. Elektrikleri kesiliyor, yollara indirilmiyorlar. 'Evet' bir devlet mekanizmasının bütün kollarıyla beraber çalışıyor. Valiler, kaymakamlar esnaf gezisi yapıyor. Kurum amirleri bizzat çalışıyorlar. Okul müdürleri çocukları zorla eğitime götürüyorlar. Buna rağmen hayır önde çünkü evetin haklı bir tarafı yokö diye konuştu.
12 Eylül 2010'da gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumunun 15 Temmuz'daki darbe girişiminin önünü açtığını iddia eden Ağbaba, şunları söyledi:
"2010 referandumunda 'evet' çıkmasaydı, 15 Temmuz darbesi olmazdı. 12 Eylül 2010'da evet çıkması neticesinde yargı bir cemaatin eline teslim edildi, o cemaat Türkiye'deki bütün özel yetkili mahkemelere kendi hakim ve savcıları atayarak, darbenin önünü açtı. Balyoz, Ergenekon, Askeri Casusluk gibi davalarda TSK'daki yurtsever, vatanına, bayrağına, milletine bağlı bütün subaylar tasfiye edilerek, yerlerine 15 Temmuz'da darbe yapan insanlar getirildi. O gün hayır çıksaydı darbe olmazdı. 15 Temmuz'da meclise atılan bomba, 12 Eylül 2010 akşamı konuldu. Boğaz köprüsünde sivil insanların üzerine kurşun sıkan mermi, 12 Eylül 2010 akşamı sürüldü. Sivil insanları çiğneyen tanklara mazot, 12 Eylül 2010 akşamı konuldu. Biz o zaman 'hayır' dedik.
Devletin 'evet' ile ilgili bütün mekanizmasını kullandığını ileri sürerek, "2'nci Ordu'ya bağlı Altay Kışlasında eski Şoför Okulu'nun oraya 'evet' yazısı yazılış. TSK'nın kışlasının önüne 'evet' yazıldı. Milletvekilleri, belediye başkanları 'evet' yazıyorlar. Kimin cebinden yazıyorsunuz? Belediyenin mi yoksa sizin cebinizden mi çıkıyor? 'Hayır' oyu verecek olan insanların vermiş olduğu vergiyle 'evet' propagandası yapıyorsunuz, bu etik ve doğru değil. Sağdan soldan üyelerimizden topladığımız paralarla birkaç afiş yaptırdık, onu da kestiler. Bu nasıl bir tahammülsüzlük, 'milli irade' diyorlar ama milli iradeye ulaşmamız engelleniyor. Her şeye rağmen bilin ki ne yaparlarsa yapsınlar, her türlü olanağı kullanıyor ama başarılı olamayacaklarını görüyorlarö iddialarında bulundu.
Türkiye'nin dünya demokrasi liginde alt sıralara gerilediğini ifade ederek, "Geçtiğimiz günlerde gazetecilerle ilgili açıklama yapılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı, önüne gelen gazetecilere, "tacizci, tecavüzcü, terörist' diyor. Ben bu gazetecilerin birçoğunu tanıyorum. Cumhuriyet gazetesindeki insanların tacizci, tecavüzcü, terörist olmadıklarına bizzat şahidim. Onlar sadece yazdıklarıyla suçlu. Birde birisi daha var ki dava dosyasında yargılanma sebebi, iddianamede kanıt olarak gösterilmiş, Atilla Taş'ın "Edison bu günleri görse, ampulü icad etmezdiö demiş, bundan dolayı yargılanıyor. Bu bizi dünya demokrasi liginde maalesef alt sıralara geriletiyor. Dünyanın hiçbir yerinde 154 gazeteci tutuklanmazö dedi.
Görüntü Dökümü
-------------------
-Veli Ağbaba nın açıklamaları
Mikail PELİT/MALATYA, -
====================================================
LİBYA'DA BATAN GEMİNİN KAPTANI SON YOLCUĞUNA UĞURLANDI
İLK ÖNCE PERSONELİNİ DÜŞÜNMÜŞ
LİBYA açıklarında kötü hava koşulları nedeniyle batan 'Tınaztepe-S' adlı Türk kuru yük gemisinin ikinci kaptanı emekli astsubay Doğan Tuğbay, İzmir'de son yolculuğuna uğurlandı. Doğan Tuğbay'ın, gemi batarken denize indirilen filikaya önce personelinin binmesini istediği öğrenildi.
İstanbul'dan Libya'ya mermer tozu götüren Türk bayraklı 'Tınaztepe-S' adlı kuru yük gemisi, geçen 16 Mart'ta, Misrata Liman'ına 2.5 mil uzaklıkta, olumsuz hava koşulları nedeniyle battı. 13 kişiden oluşan gemi mürebatından 7 kişi kurtarıldı, kayıp olan 6 kişiden 3 kişinin cesedine ulaşıldı. Cesetlerine ulaşılanlardan biri de İzmirli ikinci kaptan Doğan Tuğbay oldu. Libya sahil güvenliği, geminin yükünü boşaltmak için Misrata limanına demirlemeye çalıştığı sırada battığını açıkladı.
İZMİR'DE TOPRAĞA VERİLDİ
Kazada can veren emekli deniz astsubayı Doğan Tuğbay'ın, gemi battığı sırada denize indirmeyi başardıkları filikaya ilk önce personelinin binmesini istediği öğrenildi. 1972 yılından beri denizlerde olan, 2 çocuğu ve 2 torunu bulunan, 1994 yılında emekli olduktan sonra, Marmaris - Rodos arasında yolcu gemisinde kaptanlık, yük gemilerinde ikinci kaptanlık yapan Doğan Tuğbay'ın cenazesi, İzmir'e getirildi. Yağhaneler semtindeki Sabit Bey Camisi'nde düzenlenen törende, kaptanın eşi Sevdiye Tuğbay, oğlu İzmir Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürü Alper Tuğbay, gelini İzmir Emniyet Müdürü Özel Kalem Müdürü Emniyet Amiri Süheyla Tuğbay, diğer oğlu Arda Tuğbay, taziyeleri kabul etti. İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın da acılı günlerinde aileyi yalnız bırakmadı. Doğan Tuğbay, cumanın ardından kılınan cenaze namazından sonra, Urla Güvendik Mezarlığı'nda son yolculuğuna uğurlandı.
Görüntü Dökümü
--------------------
Cenazeden görüntü.
Cenazeye gelenlerden görüntü.
Haber: Taylan YILDIRIM - Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,
===================================================
KAVGAYI AYIRIRKEN BACAĞINDAN VURULDU
İZMİT'te, alışveriş merkezi içindeki kavgayı ayırmaya çalışan kafe sahibi 37 yaşındaki Mehmet Eşref Akyüz bacağından vuruldu. Yaralanan Akyüz tedavi altına alınırken, kaçan 2 kişinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Olay, İzmit kent merkezinde bulunan Belsa Plaza alışveriş merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, Mehmet Ata Işık daha önce çalıştığı GSM bayisindeki çalışma arkadaşı satışta kota yarışına girdi. Mehmet Ata Işık işyerinden ayrılırken, işyerinde çalışan kadın arkadaşı ile de aralarındaki sorunlar nedeniyle mahkemelik oldu. Mehmet Ata Işık mahkemelik olduğu arkadaşının ağabeyi Fatih K. ile alışveriş merkezinde bir araya gelirken tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Fatih K.'nın yanında bulunan arkadaşı silahını çekerek tehdit etmeye başladı. Alışveriş merkezinde kafe işleten Mehmet Eşref Akyüz araya girdi. Yaşanan kavga sırasında Fatih K.'nın arkadaşının ateş açması sonucu Mehmet Eşref Akyüz sol bacağından yaralandı.Fatih K. ve yanında bulunan kişi olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin haber vermesiyle olay yerine gelen 112 Acil ekibi yaralanan Akyüz'e müdahalede bulundu. Akyüz kaldırıldığı Kocaeli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Polis kaçan 2 kişinin yakalanması için çalışma başlattı.
Görüntü Dökümü
--------------------
112 Acil ekibinin müdahalesi
Ambulansa götürülmesi
Polis ekiplerinin görüntüsü
HABER-KAMERA: Faruk KIYAK-İZMİT(Kocaeli), -
===============================================
GAZİANTEP'TE, IRAK'IN DAEŞ MÜCADELESİ SERGİLENDİ
GAZİANTEP'te Irak Başkonsolosluğu tarafından, Irak güvenlik güçlerinin terör örgütü DEAŞ'a karşı yürüttüğü operasyonu anlatan sergi açıldı.
Şehitkamil Kültür Merkezi'nde düzenlenen serginin açılış törenine; Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Irak Başkonsolosu Muayad Omer Koperly, Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ile davetliler katıldı.
Serginin açılış konuşmasını yapan Başkonsolos Muayad Omer Koperly, çok yakında Musul'un terör örgütü DEAŞ'ın elinden alınacağı ve özgürlüğüne kavuşacağını söyledi. Irak'ın geçirdiği bu zor günlerde hayatını zor şartlarda idame ettirmeyi çalışan Iraklılara yardım elini uzatan Türkiye'ye teşekkür eden Koperly, Musul zaferinin çok yakında olduğunu kaydetti.
Yapılan konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi ve Irak'a destek olanlara teşekkür plaketleri verildi.
Görüntü Dökümü
----------------------------
Açılışa katılanlar
Muayad Omer Koperly konuşması
Plaket takdimi
Genel ve detay görüntüler
Haber -Kamera: Ahmet SOYDOĞAN-GAZİANTEP-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 77 MB
==============================================
UŞAKLI PANCAR ÜRETİCİLERİNİN EK KOTA TEPKİSİ
ÜLKENİN ilk şeker fabrikası olan 1926 yılından bu yana pancardan şeker üreten Nuri Şeker Uşak Şeker Fabrikası'nın A kotada ton başına verdiği 210 TL'yi, C kota olarak belirlediği ek kotada 140 TL'ye düşürmesi Uşaklı şeker pancarı üreticilerinin tepkisine neden oldu.
Nuri Şeker Uşak Şeker Fabrikası önünde şeker pancarı üreticileri ile basın açıklaması yapan CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, üretilen pancarının aynı pancar olduğunu, bu nedenle her iki kota fiyatının da aynı olması gerektiğini söyledi. Hükümetin şeker pancarına ton başında 210 TL fiyat açıkladığını ifade eden Yalım, "Başbakan Binali Yıldırım, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada şeker pancarının ton fiyatını 210 TL olarak açıklamıştı. Ben de takdir etmiştim. Ardından şimdide ek kota verdiler ve tonunu 140 TL'den alınacağını açıkladılar. 210 TL'ye alınan şeker pancarı A kalite de, 140 TL'ye alınacak pancar farklı mı? Her ikisi de aynı pancar aralarında bir fark yok. Uşaklı pancar üreticilerimiz 230 bin ton pancarı nasıl tarlaya ekiyorsa, verilen ek kota ekimini de aynı maliyette aynı emekle üretecek. Pancarın fiyatını düşürüp ek kota verilmesi doğru değil, maliyeti bile kurtarmaz. Verilen ek kotanın aynı şekilde 210 TL olması gerekir" dedi.
Türkiye'de öncelikle iç piyasadaki üretim politikasının düzeltilmesi gerektiğine dikkat çeken Yalım şöyle konuştu:
"Türkiye'de gıda ve şekerleme sektöründe 3 büyük firma bulunuyor. Bu firmalara hükümet olarak gerekli baskıyı yapıp, sentetik şeker kullanımını yasaklamadıkça, şeker üreticisini destekleyemezsiniz. Bu 3 büyük fabrikaya gerekli uyarıyı yapıp, 79 milyonun sağlıklı, beslenmesi ve büyüyebilmesi için firmaları şeker pancarı tüketimine zorlamalıyız. Bu gerçekleşirse öncelikle sağlık olarak 79 milyon insan kazanacak, daha sonrada Uşak ve Türkiye'deki pancar üreticisi çiftçimiz kazanacak. Üretim kotası Uşak'ta belki de 230 bin tonda kalmayıp, 300 binleri bulacak. Onun için hükümet yetkililerinin pancarda uygulanan yanlış politikayı biran önce düzeltmesi gerekiyor. Biz muhalefet milletvekilleri olarak doğru yolu göstermek zorundayız. İktidarda uygulamak zorundadır. Doğru politika uygulanırsa, o zaman bu halk sizi takdir edecektir" dedi.
"ÇİFTÇİYİ ENAYİ YERİNE KOYMAYIN"
Uşaklı şeker pancarı üreticisi çiftçilerin ek kotalarda çekilen ton fiyatları ile enayi yerine konulduğunu ifade eden CHP'li Yalım, "Şeker pancarına ton başına fiyatını 210 TL belirleyip, sonradan ek kotayla 140 TL düşürüp benim çiftçimi enayi yerine koymayınız. Ben çiftçilerimizin her zaman yanındayım, zor durumda olduklarında da yanlarında olmaya devam edeceğim. Bizler çiftçilerimizle birlikte uğraşarak haklarını geri alacağız. Çiftçimize ek kotayla da üretim yaptırılacaksa ton başına 210 TL verilmesini, ayrıca hayvan yemi olarak kullanılan küspe ve melasın da verilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.
"FİYAT YÜKSELMEZSE EKİM YAPMAYIZ"
Şeker pancarı üreticileri ise, "Uşak'ta 230 bin ton pancar alımı yapılacağı belirtilip ekimler yaptırıldı ve ton başına fiyat 210 TL olarak belirlendi. Ardından ek kota çıkarılarak ton fiyatı 140 TL olarak açıklandı. Bizler pancarı 210 TL'ye zaten güç şartlarda mal ediyoruz. Ek kotada ton başına verilen 140 TL tamamen zarar. Fiyat 210 TL olmazsa ekmeyeceğiz ve üretmeyeceğiz. Neden zararına pancar ekelim? Ayrıca pancardan arta kalan hayvan yemi olarak kullanılan melas ve küspenin de verilmesini istiyoruz" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Fabrika önünde toplanan çiftçiler
CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım'ın konuşması
Çiftçilerin konuşması
(Haber- Kamera: Yavuz KUŞDEMİR/UŞAK,
====================================================
ÖĞRENCİNİN TELEFON FATURASINI ÖDEYEN REKTÖR: ŞAKA SANDIM
AKDENİZ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, sosyal medya üzerinden kendisine ulaşıp 92 lira 60 kuruşluk cep telefonu faturasını ödemesini isteyen öğrencisi 20 yaşındaki Baran Elbir ile makamında buluştu. Rektör Ünal, "Tweeti görünce şaka yapıyor sandım. Sonra emin olunca yardımcı oldum" dedi.
Rektör Mustafa Ünal, sosyal medya hesabından 'Sayın hocam siz bu seferlik ödeseniz bursum yatınca size veririm' mesajıyla 92 lira 60 kuruşluk cep telefonu faturasının ekran görüntüsünü gönderen Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü öğrencisi Baran Elbir'e, yine sosyal medya üzerinden, 'Tabii ki ama geri ödeme istemiyorum' yanıtını verdi. Rektörün yanıtı üzerine Elbir, 'Hoca gibi hoca rektör gibi rektör. Teşekkürler hocam' mesajını paylaştı.
Baran Elbir, bugün Rektör Mustafa Ünal'ı makamında ziyaret ederek teşekkür etti. Ziyarette gazetecilerin sorularını yanıtlayan Elbir, daha önce de başka bir konu için rektöre tweet attığını belirterek, şunları söyledi:
"Kiraya, elektriğe, suya para harcadığımdan dolayı param kalmadı. Telefon faturasını ödeyemedim. Sevgilim var, onunla konuşamadığım için rektör beye tweet atmak aklıma geldi. Ama cevap vereceğini düşünmüyordum. Yarım saat sonra bana cevap yazdı. Karşılıksız yapacağını söyledi. Baya yüksek bir fatura gelmişti. Evden aldığım 200 TL elektrik ve suya gitti. Ayrıca, internet faturası var evde. Ödeyememiştim. Ben de rektörden rica etmiştim."
Kendisine zaman zaman öğrencilerinden tweetler geldiğini hatırlatan Rektör Ünal ise "İçlerinde esprili, şaka yollu tweetler de oluyor. Bu tweeti de ilk görünce şaka yapıyor sandım ya da tam emin olamadım. Sonra faturayı da tweete koyduğunu gördüm. İhtiyacı olduğuna emin oldum. Baran'a özelden emanetini gelip alabileceğini yazdım. O da 'tamam' deyince, ihtiyacı olduğuna tam emin oldum. Parayı da arkadaşlara bırakmıştım. O da gelip almış. Ben twitter'ı rektör olduktan sonra aktif kullanmaya başladım. Öğrenciler bana daha rahat ulaşabiliyor" diye konuştu.
Öğrencilerinin sadece maddi olarak değil, ders, konaklama gibi konularda da kendisine ulaştığını aktaran Rektör Ünal, "Mümkün olduğunca sorunlarına çözüm getirmeye çalışıyoruz. Baran'ın faturasını ödedikten sonra, başka telefon faturalarının ödenmesi için de tweetler geldi. Duyduğum kadarıyla, diğer rektör hocalara da öğrenciler şaka yolu tweetler atmış" dedi.
Görüntü Dökümü
-------------------------
Rektör tabelasından görüntü
Özel Kalem Müdürü tabelasından görüntü
Öğrenci ve rektör konuşurken görüntü
Atatürk büstü ve EXPO afişinden görüntü
Öğrencinin görüntüsü
Rektörün görüntüsü
Öğrenci ve rektör röp
Detay görüntüler
477 MB/// 04.16"
Haber-Kamera: Süleyman EKİN/ANTALYA,
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni-9 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.